Yaşam

Zafer Dert Meydanı

By  | 

Başımızın üstünden esen rüzgar değildi. Bir uğultu,doğal şakırtıların öncü dalgalarıydı.Belli ki yaklaşıyor, içinden ince çığlıkları kulaklarımıza ulaşıyordu.
Umarsızca ardımıza döndük.
Ufuk, Kuşakkaya ile gözlerimizin doğrusunda birleşirken, yaban güvercinlerinin bir yay çizip başımızın üstünü yalayarak eski dükkanlara çarpmadan yükselip sortilerini tamamlamaları istemsiz bir gülümsemeyi yüzümüze oturtturdu.
Bu şehirde yada her şehirde tanrı, gülümsemeyi bir yaban güvercininin kanadına yükleyip her manevrasında insanlara dağıttırıyor.
Ve bedava.
Gülümsemek için mutlu olmak için imkanlara ihtiyacınız,  makam, para,sevgili, ekseninden çıkıyor, ilahi bir huzur örtüsünün mağripten maşrığa sardığı gök kubbeye dönüşebiliyor.
Sonlu dünyadan sonsuzluğa giden yolu hissedebiliyorsunuz.
Ancak hırslar müstesna. Zafer meydanının üstünü yalayan kuşlar: az aşağıda doğaya inat fışkıran ucube binalara çarpmamak için dağılıp gidiyorlar. Bize dönüşlerini gözlemekten başka bir ihtimal kalmıyor.

 

Devamı Nisan Mayıs Sayısında…