Yaşam

Tek Gerçek Sevgi

By  | 

Demek istediklerimi hangi gece daha iyi anlayacaksınız?

Hangi karanlığın sizi de sarmasını bekliyorsunuz?

O karanlığı beklemek

Daha fazla mum mu yakacaksınız kaçmak ve kendi gölgenizde saklanmak için?

O an’ı yaşamanızı dilemek

‘Haz’ denilen duygunun (hissin) yok oluşuna şahitliğinizi izlemek…

Bunu tek tek başınızı bekleyerek yapabilirmişim gibi hissediyorum.

Dünyadaki kötülükleri hissetmeden yaşamanızın sonu gelsin diliyorum.

Bunca kötülük varken nasıl mutlu olur ki insan?

Mutluluk an’a aittir, sen mutluyken milyonlarca insan ve canlı mutsuz, kötülükle baş başalar…

Elinden bir şey gelsin istiyor musun?

Hangi taraftasın?

Sen kimsin?

“Oh iyi oldu” cu mu?

“Nasıl olur nasıl yaparlar” cı mı?

“Ben de artık bir şey yapmalıy” cı mı?

Sen kimsin?

Taraf tutan mı?

Taraf olan mı?

Bertaraf edilen mi?

Haberin olan şeytani ve kötücül her vuku seni üzerken ve ağıtlanırken sen,

Haberin olmayanların acısına ortak olmaktan ne kadar uzak ve korkaksın?

Suçlu arayan mısın sen?

Sen yapmadıysan payın olmadığını düşünenlerden mi?

Seni kim zehirledi?

Kim sihirledi?

Taraf olduğun güçlendiğinde yükselen ve beslenen pis egon, taraf olmadığın ezilirken ve kaybederken çektiğin o derin iğrenç “ohh”…

Aklında ve ağzında ceza verdiğin şey, kişi, olay gerçek bir kötülük değil ise kimin sözlerinin etkisi ile esasen bilmediğini kötü saydın?

Şahitliğin ve onayın kimin ağzının kiri?

Kimin düşüşüne acısına ” ohh” dediysen sen, dediğin kişide gördüğün kadardan da fazla kötüsün.

Körsün!

Aklın yok!

Benzersin!

Ruhun yok!

Yolun yok!

Fikrin yok!

Düşünme yetin yok!

Zikrin zaten başka ağızların taklidi sesleri.

Ya kötülüğe verdiğin sesli yada sessiz destek?

Çıkarlarına denk düşen kötülüklere göz yumman?

Sevdiğin birine zeval geldiğinde esip gürlediğin, nidalandığın ‘adalet’ kelimesinin işlevsel halini görme talebini hangi sebeple bir başkası için gözden kaçırıp istemezsin?

Tüm günahlarından bir sadaka ile kurtulacağını sandığın Tanrı adaletinin beklentisini sen kimsin de ihtiyacı olan bir başkasından yada canlıdan sakınırsın?

“Ben bencil değilim hayat şartları böyle” derken tüm o şartların kötüleşmesinde ki ana unsur senin cesaretsiz ve aciz varlığın değil mi?

Bu bir köşe yazısı değildir

Sizin ev ödevinizdir

Tüm soruların cevaplarını bulana dek yola çıkmanız için ittirmedir…

Korkaksınız…

Açlıktan korkuyorsunuz

Evsiz arabasız kalmaktan korkuyorsunuz

Etiketsiz, işsiz, eşyasız kalmaktan

Yırtık ayakkabınızın görünmesinden

Rakip şirkette ki adam kadar maaş alamamaktan

Teknenizi kaybetmekten

Banka hesaplarınızın küçülmesinden

Çocuklarınızdan ve onların geleceklerinden

Kediden

Köpekten

Gerçeklerden

Korkuyorsunuz

Aldatılmaktan

Devletten

Milletten

Sevmekten

Korkuyorsunuz

Bunca korkarken siz, kime nasıl fayda sağlayacaksınız?

Arkadan söylenmeyi bırakın artık

Yeter!

Aç gözlülükten kör oldunuz

Evinizden TV’leri

Boş haberli gazeteleri

Ellerinizden telefonları

Aklınızdan komşu dedikodusunu

Para ve hükümranlık fikrini atın artık aklınızdan

Geride kalıp tüm bunlardan ‘dünyalıktan’ vazgeçmeyen herkes gerçek kötülerdir.

Geride kalan herkes ‘sevgi’ düşmanıdır.

Siz sevmeyi öğrensenize artık…

Başkasında görüp katlandığınız ve yüz çevirdiğiniz her acı bir gün sizin katlanılmaz acınız olacak.

El yordamı ile yaşamayı ne çok sevdiniz.

Şiddeti

Kötülüğü

Yandaşlığı normalleştirmekten vazgeçin.

Uyumadan her gece sorun kendinize, “kaç soruya kaçamak olmayan cevap verebildim” diye…

Dünyalık dertleri bırakın

Tek gerçek sevgi…

 

Seni sana anlatayım…

 

 

****************

 

 

herkes yalnız ölür

ama sen

yalnızlıktan öleceksin…

Mecburiyetler dışında kimi taşıyabildin yanında. kim seninle yan yana yürüyebildi. yol kenarına ittiğin cesetler kokuyor üzerinde. buram buram yanılsamalı yalnızlık. ve sen daha fazla öğrenemeyeceksin gönlünün körlüğünden.

Kör insan tüm hayatını yaşamı keşfetmeye adar. kalbi kör insan gördüğü hiç bir şeyin amacını kavrayamaz. metalaştırdığı yaşamı gerçek, gerçekliği fazla sayar. sanal yaşamı, sanal hisleri boşluğunda ağır ağır boğulmaya iter. nefes alamadığını dahi fark edemez.

Seçenekleri göremeyen kör yürek, sen ancak sana uğrayan her güzel duyguyu fazlalık diye kendinden taşırırsın.

Kendi gemisinde su aldığını fark etmeden, rotasını kendinden başka yöne çevirmeden gemide ki herkesi kendi ile batırır. önceden fark edip kaçanlar, ciğerleri sudan şişmiş, hayat boyu yarı sakat kalır. bazen başkalarının yolculuğuna katılır yolun yeşilliğine aldanıp. sonra taşları gördüğünde atar kendini de yolun kenarına, yalnızlığına. saklandığı her yerden görünürde aslında bir kendini göremez.

Her aldatışı başarı, aldanışı başkasının başarısızlığı sayar. bilmez ki duvarlarının arasından kaçmak için aldatırlar onu.

Kendine dahil edemez başka güzel yüreği. Ne yağmura karışır ne karlara dağ olabilir.

Ne kimsenin kollarından tutabilir. ne de tuttuğu kolları kendine çeker. tuttuğunu fırlatmayı mesnetsizce amaç edinmiştir. Verdiği sözler ticaret gibidir. alış verişi alıştan ibaret, aşk’ bencillikten sayar. Kendini paylaşamayınca meziyetlerini paylaşır… Her çiçeği koklamak değildir isteği, kökünden koparıp bir daha açmamasını sağlamaktır. acıtır görmez… Her ilişki başka bir ilişkiye anlatacağı yaşanmamış bir hikayeden ibaret kör gönül için. o anlatır kimse dinlemez. Dinlediğin şarkıları kendine değil, tel tel ayırdıklarına, lime lime ettiklerine, tike tike böldüklerine dinle, kör gönül. Oturduğun deniz kenarlarında, yaktığın sigaranın eşliğinde yazdıklarını, kendine değil, düşürdüğün şahinlere, yare gizli sözlerine yaz kör gönül… İnci mercan bulduğunda cebine koyma, sevdim dediklerine, yoluna girdiklerine, sözler verdiklerine ver kör gönül… Kıymetlerini kurtarıcı arayanlara, gözlerine bakmayanlara, sana türkü yakmayanlara değil, sana yananlara, seni arayanlara, gözlerinde kaybolanlara ver… Yalnızlıktan ölme, kuytularda sinme kör gönül…