Röportaj

Pink Martini ile Müziğe Dair

By  | 

Türkiye’ye daha önce de gelmiştiniz ama İstanbul, Ankara, İzmir ve Bodrum’da konserler vermiştiniz. Bu sefer bir Türkiye turnesine çıkıyorsunuz? Bu turne kararını nasıl aldınız?

Thomas Lauderdale: Türkiye, Pink Martini’nin ilk yıllarından bu yana bize kucak açan bir ülke. Kariyerimizin başladığı yıllarda Fransa ve Türkiye’de çok sevildik. Yıllardır da bu ilginin katlanarak devam ettiğini görüyoruz. Türkiye’deki menajerlik şirketimiz Pasion Turca, bize bu konser rotasını çizdiğinde çok heyecanlandık ve mutlu olduk. Bursa, Adana ve Konya’daki ilk konserlerimiz olacak. Oradaki izleyicilerle tanışacağımız için ve müziğimizi daha çok kişiyle paylaşacağımız için çok mutluyuz.

20 seneyi aşan müzik yolculuğunuzda dünyanın dört bir yanından müzikseverlere ulaştınız. Peki, en başta yola çıkarken siz kimlerden ilham aldınız?

Thomas Lauderdale: 1930’ların Hollywood orkestralarındaki ruhu yakalamak istiyordum. Grubun ismi için ilham veren ise Henry Mancini ve onun Pink Panther (Pembe Panter) ve Breakfast At Tiffany’s gibi olağanüstü güzel müzik mirası oldu. Farklı kültürlerin şarkılarını bulup onları kendi tarzımızda yorumlamayı, farklı dillerde şarkılar söylemeyi seviyoruz. Bize ilham veren de bu çeşitlilik arayışı.

 

 

Peki, bu çeşitliliğin içinde siz en çok hangi kültürün melodilerine yakınlık duyuyorsunuz?

Thomas Lauderdale: Biz aslında böyle bir ayrım yapmıyoruz. Çünkü repertuvarımıza aldığımız tüm şarkılar öncelikle bizim seslendirmekten çok keyif aldığımız ve sevdiğimiz parçalar oluyor. Bize uyan, bizi yansıtan şarkılar ve melodiler oluyor. Her birinde hissettiğimiz duygular farklı. O nedenle bir ayrım yapamıyorum.

Sahnede “Aşkın Bahardı”, “Katibim” (Üsküdar’a Giderken) gibi Türkçe şarkılar da söylüyorsunuz. Türkçe şarkılar ve Türk müziği size ne hissettiriyor?

Thomas Lauderdale: Türkiye’ye çok uzun yıllardır geldiğimiz için müziğinize çok aşinayız ve her gelişimizde de yeni şeyler keşfediyoruz. Türk şarkıları sözleri ve melodik yapıları açısından çok zengin. Nostaljik Yeşilçam şarkılarını ve Türk Sanat Müziği şarkıları çok seviyoruz.

Türkiye’ye çok sık geliyorsunuz. Ama bu seferki çok daha geniş bir turne… Heyecanlı mısınız?

Thomas Lauderdale: Çok heyecanlıyız. İstanbul, Ankara ve İzmir’e daha önce gelmiştik. Ama Bursa, Konya ve Adana’daki ilk konserlerimiz olacak. Türkiye’de gerçekten evimizde gibi hissediyoruz. Dinleyicilerle aramızda uzun yıllara dayanan bir bağ oluştu. Şimdi bu güzel ülkenin başka şehirlerini de görebileceğiz. Türkiye’yi ve muhteşem yemeklerinizi çok özledik.

Türk mutfağıyla aranız iyi o halde…

Thomas Lauderdale: Kesinlikle! Türkiye’ye gelmenin en güzel taraflarından biri de Türk mutfağını tatmak. Konser sonrasında gittiğimiz yemeklerde farklı şeyler denemeyi çok seviyoruz. Gelmeden de araştırıyoruz zaten. Mesela Adana’nın ve Bursa’nın kendine özgü kebapları ve tatlıları olduğunu duydum.