Gündem

Modernleşme ve Milliyetçilik Olgusu!

By  | 

Doğru söz acıdır; onu hazmedebilirsen, yarın faydasını görürsün, o sana zevk verir. Doğru söz, bak, gönüle acı ve sert gelir; sert söz doğrudur; o doğru söz nerede? (Yusuf Has Hâcib, Kutadgu Bilig, beyit 5777-5778)
Türkçülüğün fikir babalarından Ziya Gökalp milleti, halkımızın ifadesiyle “dili dilime, dini dinime uyan insanlar topluluğu” olarak tanımlamış; ırkçılığı kesinlikle reddederken diğer faktörlerin de tek başlarına yeterli olmadığını ileri sürmüştür. Hiç şüphesiz din/inanç ve dil çok önemli iki faktördür. Bu kodlardan ikisinin bir arada olmadığı durumları dikkate alarak bunlardan biri eksik olduğu takdirde aranacak diğer unsurları da hesaba katmalıyız. Ortak tarih, ortak kültür, bir arada yaşama iradesi ve ortak gelecek tasavvuru bunların başında gelir.
Yaygın görüşe göre millet, siyasi bir birlikteliğin, ortak adıdır. İmparatorluk mirasının üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti de bunu böyle kabul etmiştir. Bu sebeple “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran millete de “Türk Milleti” denmiştir.”
Türkiye Devletinin kuruluş felsefesini oluşturan unsurlar açısından da farklı etnik kimlikleri iddia edenler çıksa da, bin yıllık ortak bir tarihin ve ortak bir gelecek beklentisinin birleştirdiği bir millet olduğumuz gerçeği de unutulmamalıdır.
“Türk milleti” kavramı, kapsayıcı ve kuşatıcı olarak kullanılmaktadır. Devletimiz Türk devletidir ve milletimizin adı da “Türk Milletidir”. Etnik köken ve ana dil açısından farklı olan vatandaşlarımız da bu kapsayıcı kavramın içinde mütalaa edilir. Burada bizim tarihî tecrübemiz açısından da bir sapma ve ayrıştırma söz konusu değildir.
Devamı New İstanbul Dergisinde…