Gündem

Kültürel İktidarsızlık!

By  | 

Öncelikle belirtmek isterim ki bu yazı siyasi bir yazı değildir. Hiçbir kimseyi ya da kurumu hedef almak için yazılmamış. sadece son dönemde gördüklerimi durum tespiti olarak tarihe not düşmek için yazılmıştır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ensar Vakfı Genel Kurulunda “14 yıldır kesintisiz siyasi iktidarız, ama sosyal ve kültürel iktidarımız konusunda sıkıntılarımız var” dedi. Daha sonraları ise bu açıklamanın benzerini birkaç yerde daha yaptı. Cumhurbaşkanı, yaptıkları kadar yapamadıklarını da söyleyen ve eksiklerini bizatihi kendisi dile getiren bir lider. Bu açıdan bakınca bu konuda söylediklerinin altı bir kez daha çizilmesi ve üzerine düşünülmesi gerekiyor. Ayrıca sosyal ve kültürel anlamda iktidar olma konusunda yaptığı açıklama aslında hem bir itirafı hem de bir yol haritasının ipuçlarını veriyor.  Konuya Türkiye’de en büyük şehir İstanbul açısından bakmak istiyorum.  İstanbul’da 39 ilçe belediyesi var. Büyükşehir belediyesi ve 25 ilçe belediyesinde Ak Parti iktidar konumunda. Bu belediyelerin tamamında ise sosyal kültürel alanlarda çeşitli birimler ve müdürlükler mevcut. Burada parantez açarak belirtmek de fayda görüyorum. Felaket tellalı değilim ama Büyükşehir belediyesi ve bu 25 Ak Partili belediyenin 6’sı el değiştirecek gibi duruyor. Yani tam anlamıyla bıçak sırtında, her an her şey olabilir durumdalar. Diğer belediyelerde kazansa dahi büyük oranda oy kaybedeceğini meclis üyeliklerinin ise büyük oranda değişeceğini düşünüyorum. Erken konuşmuş gibi olmak istemem ancak özellikle Büyükşehir adayının çok çok iyi bir isim olmazsa İstanbul’da iktidarın el değiştireceği ve birçok belediyenin kaybedileceğini görmek için müneccim olmaya gerek olmadığı kanaatindeyim. Neyse konu uzun ancak vermek istediğim mesajı gerekli kişilerin aldığını düşünüyor parantezi kapıyorum…

Gelelim asıl meseleye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kastettiği sosyal kültürel anlamda iktidar olma konusu gözlemlerim kadarıyla İstanbul’da mevcut belediye yöneticileriyle imkânsız gözüküyor. Bunun sebebine gelince belediye yöneticilerin birçoğunun liyakat sahibi olmaması ve tabiri caizse halk nezdinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şahsına gösterilen teveccühü kendilerine mal ederek burnu bir karış havada, dünyadan ve Türkiye’nin gidişatından hatta ilçesinde ki halktan bile bihaber yöneticilerin olmasına bağlıyorum. Bu durum karşısında da Ak Partinin değil sosyal kültürel anlamda iktidarı mevcutta ki iktidarını dahi koruyamayacağını ve duyulan güvenin giderek azaldığı kanaatindeyim. Öyle ki Ak Partili belediyeler içersinde kazanacağı kesin olan ilçeler başta olmak üzere lakaytlık, kendini beğenmişlik, adam kayırmaca, torpil almış başını gitmiş durumda. Halka ile araya resmen duvar örülmüş, birçok belediye binası ilçe merkezinde olmasına rağmen belediye başkanı ve yardımcılarının yüzünü gören cennetlik. Çalışma ofisi adı altında ağaçlıklar arasında çardaklar yapılmış çardaklar püfür püfür esiyor. Ağaçlar altında semaver çayı, ziyarete gelen üç beş kişi sözüm ona Halka hizmet Hakka hizmet anlayacağınız. Çayın yanına tatlı şart, gelen iş adamı getiriyor çok şükür…

Belediye’de her hangi bir makama oturanın dünya umurunda değil, son dönemde bir  FETÖ korkusu başlamış olsa da şimdilerde o korkudan da eser kalmadı. Her ayın biri veya on beşi dedin mi maaş yatıyor. İşten atılma korkusu zaten yokta makamda Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğu sürece belediye kesin kazanılır, kazanınca da makam koltuğu yerinde kalır. Varsın Cumhurbaşkanı Erdoğan gecesini gündüzüne katsın, ailesini dahi görmesin sürekli çalışsın, o program senin bu program benim demesin, dünyada adım atılmadık yer bırakmasın. Ölüm tehditleri alsın, darbe tehlikesi atlatsın, terörle uğraşsın,  dünyanın büyük güçleriyle ve onların küresel çaplı oyunlarıyla mücadele etsin. Ekonomik bir buhran çıkarmaya çalışan global çetelerle mücadele etsin. Halkın refahını, geçimini, mutluluğunu hatta her şeyini düşünsün. Mümkünse uyumasın, dinlenmesin, kendine ve ailesine hiçbir şekilde vakit ayırmasın. Durmadan yorulmadan çalışsın. Çünkü Cumhurbaşkanı sayesinde beyimiz makamda oturuyor klimalı oda da gelenlere çay söyleyip siyasi ahkâm kesiyor.  Yetmiyor akıl veriyor…

Son olarak hepsi mi böyle diyecek olursanız elbette ki hayır, sözünün eri hakikaten işine aşık ve yorulmak bilmeyen belediye yöneticilerimiz, başkan yardımcılarımız ve başkanlarımız tabi ki var. Ancak ne yazık ki kötüler iyilerin bir adım önünde gözüküyor.

Durumun vahametini anlatmak adına yazıyorum. Türkiye’de en çok basılan şehir dergilerinden biri olarak ilk sayımızdan itibaren her sayıda İstanbul’un bir belediye başkanına dergimizde yer vermek ilçe sorunlarına çözüm aramak ve yapılanları ilk ağızdan halka aktarmak istedik. Bunu yaparken üst makamlarda olan hiçbir dostumuza da her hangi bir şekilde ricada bulunmadık. Tamamen gazetecilik etiğiyle hareket ettik. Yani torpille iş yapmadık. Bu kapsamda yüzlerce dergiyi belediyelere ücretsiz olarak gönderdik. Büyükşehir ve birçok ilçe belediyesinin medyadan sorumlu başkan yardımcıları ve müdürlerden randevu talep ettik. Bu 9. Sayımız yaklaşık olarak iki aylık çıktığımız dönemlerde dahil bir yılı devirmiş bulunuyoruz. Bu 12 AYLIK SÜRE İÇERSİNDE PROGRAM YOĞUNLUĞUNDAN olacak henüz CEVAP ALMIŞ DEĞİLİZ!

Yine ayrıca belirli dönemlerde röportaj ve haber desteği için Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığından da benzer taleplerde bulunduk. 2 GÜN İÇİNDE CEVAP ALDIK. Büyük harflerle yazıyorum evet 2 gün içersinde koskoca TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANLIĞI VE BAŞBAKANLIĞINDAN CEVAP GELDİ. BAŞBAKANIMIZIN RÖPORTAJINI YAPTIK. CUMHURBAŞKANIMIZ İLE DE YAPACAĞIMIZI UMUYORUM.

Daha yazacak çok şey var lakin iki örneğin yeterli olduğunu düşünüyor, yorumu siz değerli okuyucularıma bırakıyorum…

TEŞEKKÜR

Cumhurbaşkanlığı çalışanları başta olmak üzere, ne zaman bir konuda yazsak anında dönüş yapan Cumhurbaşkanı Basın Başdanışmanı Sayın Lütfullah Göktaş Beyefendiye, yine ayrıca Başbakanlığımız çalışanları başta olmak üzere,  Başkanımız Sn Binali Yıldırım Beyefendi ve Basın Danışmanı Sayın Sinan Çetin Beyefendiye,  röportaj desteği ve dergimize gösterdikleri ilgi alakaları için sonsuz teşekkürlerimi sunarım.