Göze Çarpanlar

Kopya Sevgiler

By  | 

Daha iyi ve duygusal yazan daha mı çok sever?
Bizden daha mı iyi sevmiştir?
Var olmamış cümlelerle sevdiysem ya da keşfedilmemiş yıldız gibiyse benim duygularım.
Ölçümü yoksa.
Ya ölüm değilse aşk’a en büyük fedakarlık?
Ayrılığın acısı öldürmüyor da daha fena bir şey yapıyorsa bana.
Bütün gün sevdiğimi düşünüp heyecanlanmıyorsam da bir an aklıma geldiğinde gezegen değiştiriyorsam.
Pek güzel fotoğrafları olan insanlar daha mı içten sever?
Ya ben ağzımdaki yoncayı sen diye tutuyorsam.
Benle olmasan da acı çekmek yerine varlığın için mutlu oluyorsam.
Diğer insanlardan daha az arayıp sorunca daha mı az sevmiş oluyorum?
Belki ben yanlış zamanda aramanın ona vereceği rahatsızlığa bile katlanamıyorumdur.
Çalıntı aşk sözcüklerim mi az?
Duyguma karşılık bir cümle bulamadıysam bu benim suçum mu, kelimelerin mi?
İki annenin bir çocuğu çekiştirerek paylaşmaya çalışması gibi sana aşk’ım. Kolun incinmesin diye çoktan bıraktım ben o kolu.

Birbirine benzer, tanımlanmış, kodlanmış, öğretilmiş korkunç sevgileriniz var.
Komşudan alınmış dantel örneği gibi işleyip yüreklere serdiğimiz sevgiler.
Bir evden diğerine bir fark yok. Kar taneleri birbirine benzemezken, eriyen bir buzdan daha mı değersiz sevgilerimiz, sevgililerimiz?
Ölçüp biçip tarttığımız ilişkilerimizin kaç Trabzon burması ettiğini söylemek acıtmıyor mu içinizi?
Eksiltmiyor mu gerçeklikten, mutluluktan?
Çoğumuz atalarımızın gelenek dayatmaları ile kirlense de, yalnız kalınca başka türlü sevmek isteriz.
Bir düğün miktarı mutluluklar, halayın başından sonuna tükeniveriyor.
Yan komşu, eş dost, akrabaya karşı prestij için sevgi manadan çıkıp maddede değer buluyor.
Sahurda sıçana, iftarda kusana kadar yemek yiyen insanlardan aç olanın halinden anlamasını beklemek gibi, yarıştırılmış ilişkilerden mutluluk beklemek.
Saymadan sevginizi cüzdan kağıtlarıyla, Ayşe’ye, Fatma’ya, Ali’ye Veli’ye yapılmışlarla karşılaştırmadan, kendiniz gibi sevseniz ne büyük aşklar yaşanır.
Hayallerinizin aynı olması değil, birbirinizin hayallerine dahil olmanız gerekir.
İlişki kurduğunuz insanlara hissettiklerinizi başkaları ile konuştuğunuz kadar onlarla konuşsanız ne az ayrılık olur.
Ticari ilişkilerden, maddeye dayalı evliliklerden vazgeçsek ne lezzetli gülüşleriniz yeşerir.
Kedilerimize, köpeklerimize gösterdiğimiz merhameti aşk’a göstersek ne çok huzurlu uykularımız olur.
Sidik yarışı gibi hediye almalarımız aşk mektuplarının noktası oldu. Göz göze saatlerce bakışmalar binlerce bölümlük aptal TV dizilerinde körleşti.
Biz sevmeyi unutmadık. Hiç öğrenmedik ki…
En iyi araba markalarının arka camında, iki kalp üzerinde, iki bas harfi olarak uzaklaştı gitti benzersiz sevgiler.
Düğün aracından atılan para zarfından çıkan miktar kadar mutluluklar.
Eve varıldığında keseden çıkan takıların, bozdurulduğu ana kadar birbirimize verdiğimiz değerler.
Benzer ilişkilerin değeri, nafaka miktarlarında belirleniyor.
Yaşanmış bir dünya anı, kimsenin ayrılık valizinde en üstte değil …
Suretleri değiştiren makyaj gibi aşklarımız,her sabah yenileyip gece çıkarıp atıyoruz. Gerçek çok derinde, aynaya bakmaya cesaretimiz yok.