Yaşam

İsyan Ve Tevekkül

By  | 

Her şey yabancı ve yabani. Kimse olmadığın yer, bir ışıkta takılı kalıp ömrünü bitirebilirsin, kimse fark etmez, anlamlı şeyler söylemene gerek yok.  “Açım, uyudum, uyandım, yaptım” dört kelime ile yaşamını bitirebilirsin, kimse fark etmez. Nerede olduğun konusunda sonsuz güvensizlik. Tam o anda yanlarına yakışmak istediğimiz hayali ailelerimiz. Vuslata varıp, yıllardır birbirinizi tanımadığınızı hissetmeden, basit bir rol kesişle güvende gibi hissetmemiz.

İki yabancı yalancı olacaktı, ilk yabancı en büyük yalanları söyleyip, geri kalan her şeyin gerçek olmama ihtimalinde bizi öldürecek.

Cesaret delilik yalnızlığa, bakma başka yerlere, yaşa bir fanusta, hayat güzel değil, kendi hayatını güzelleştir. Her gün hayaline düştüklerinin peşine düş. Gündüz kalabalığız, yalnızlığımda konuşalım her şeyi.

Ve bul; arayanı, sana benzeyeni, zannetmeyeni iste, hepsi teker teker önce kendine, sonra sana dönecek. Tanıyacaksın onları gördüğünde.

Tanış olduğunu zannettiklerinle tanıdıkların arasında aklın karışacak, tevekkül ile isyan arasında bir yerde ruhuna gerçeğin üflenmesini bekleyeceksin. İsyandan kaçacaksın önce, utanıp korkacaksın ve tevekküle yöneleceksin.

 

TEVEKKÜL…

ÇÜNKÜ ÇOK GÜÇLÜYÜZ

NE AÇLIKTAN ÖLÜRÜZ

NE YOKSULLUKTAN UTANIRIZ

NE DE BİLMEKTEN VAZGEÇERİZ

BU DÜNYALIK DEĞİLİZ…

 

Peki, seni zorlayan ne? İsyanı bekleten ne?

Tevekkül bizim ekmeğimiz.

Seni zorlayan geçmiş, eskici olman, eskide hapissin.

Olduğun anda ölümü aşarsan eğer tam olacaksın.

Karşısına çıkmak ölümün, siz kim, bilmem ama, ben öldüm demek…

Vakti gelmediyse ölümün, tevekkül et, bekle…

Vakit, kim için doğru ya da değil, istişare et kendin ile senin hesabını kimin kesmesini bekliyorsun?

Senin sahibin sen, hücren sen, düşsün sen.

O halde düşün senden başka hangi düşüncede kilitlisin?

 

Niceliklerini görenler senden önemli olan ne? Herkesin fark etmesi mi?

Sende kâinat gizli.

Daha kalabalık olamazsın hiçbir yalnız kalışında.

Susup konuşmayınca tevekkül mü?

Kaç kelime isyanın?

Kendinle hiç tanıştın mı?

Ayrı yollardan, aynı sona nasıl geldik biz gibilerle?

Aynı yerden süzülüyoruz.

Bambaşkayız…

Öyle benzersiz ve güzeliz ki; gördüğünde anlayacaksın, seni görebilmelerini istedin mi hiç?

İste!

Ne güzel bir isyan bu…

Diğerlerine dön sakin ve kayıtsız kalma, isyan et!

Neden diğerlerisiniz?

Ne güzel bir isyan bu.

Bu cümleleri okuyacaksınız ve sadece bilen bilecek.

Dünyalıkla işimiz yok, ne zordur beklemek onlara.

Sabır ve tahammül diğerleri içindir, yetersizlik için onlar, bize lazım gelen olmaması beni huzurda tutan…

 

Öfkeni dindir; biriktirme.

Olduğun yerde kus, öfke safradır, ruhunun safrasını kus.

Eskici isen safra birikir, zehirlenirsin, tadın kaçar, tadı kaçar tevekkülün…

Muhatabın hep sensin, öfkeni kendinden söküp kus!

Çağır sen gibileri; kusman için gırtlağında parmak olacaklar.

Yalnızlığın hükümdarlık değildir.

Sen gibileri bilince; saltanat kurarsın.

Piş!

Kekikli bonfile gibi piş!

Kokusu nasıl da iştahlandırır hasretini değil mi, pişerken?

Piş!

Tadından yenmezsin, kokuna gelecekler piş!

Yanıyor musun, pişiyor musun? Bil!

Bilmediğini sor.

Dibin tutmasın; bak, güven kendine.

 

Benim sözüm de uçmaz, yazım da silinmez…

Hava da ben, su da ben, toprak da ben, ateş olup kararınca pişecek olan da ben.

Ağla!

Kendine ağla, amel et, amelsiz hallerine ağla, anla yemeye içmeye düştüğünde şeytanınla işbirliği yaptığını.

Aç kurt sürüsü gibi, sürünün bir parçası olduğunu unutup en iyi parçaya hallendiğinde kin başlar, kıskançlık ve kaynağı belirsiz öfkenin cebinde yuvalanırsın.

Kurtul amelsizlikten infak et elindeki ‘ en güzel’  dediğini.

Ver!

İsteyerek, gerçekten ver!

Kötü amel seni yolundan eder…

 

“İnsanın şerefi ağzını yiyeceğine götürmeyişinde, yiyeceğini ağzına götürüşündedir.”

( İSMET ÖZEL)

 

Cennetine iyi ruhlar seç!

Cehenneminden kurtar cennetlikleri,

Aynasın onlara, onlar senin aynan.

Tutuşun el ele,

Hiç bırakmayın!

Aşk olun!

Aşk aramayın!

Kimse size aşk veremez.

İçinizi mi boşaltacaksınız? Nasıl aşk verilir?

Aşk olunur…

 

Tevekkül ile isyan arasında bir fark yok

İSYAN…

BİLDİKLERİNİ BİLMEYENLERİN BİLE BİLE ZAVALLILIKLARINI VURUP ÖLDÜRMEKTİR.

İsyan yoksa tevekkülü bilemezsin.

İkisini de üflesinler sana, bırak.

Sönmezsin.