Göze Çarpanlar

İstanbul Trafiği ve Mercedes Kadir

By  | 

İstanbul’un trafiği malum, çözüm önerilerini sıralayacak olsak bırakın bu sayfayı derginin tamamını ayırsak yetmez. Zaten bu önerileri sıralamak gibi bir niyetimiz de yok açıkçası hadi sıralayın diye zorlansak nüfusu düşürün diye bağırırız. Bu kadar nüfusa hangi yolu yaparsan yap, değil metro, havaray otomobiller uçsa havada karmaşa olur yine trafik bitmez. Yüz ölçümü olarak ufacık bir kente bu kadar insan fazla. Neyse derine dalmayalım çıkamayız şimdi. Nüfus yoğunluğu, trafiğe çıkan araç sayısının her geçen gün artması, yolların eksikliği, onarım ve bakım, hava durumu gibi birçok etken var trafiğin bu denli fazla olmasında ancak tüm bunların yanında bir de bizim eksikliğimiz ve duyarsızlığımız var. İstanbul halkı trafikte haddinden fazla gergin, birçoğumuzun aracında levye şimdi Haydar adı verilen beysbol sopası var. Her an kavga çıkacak gibi seyahat ediyoruz, daha doğrusu etmeye çalışıyoruz. Trafikte biri önümüze kırsa kıyameti koparıyoruz. Sollama zaten eski de kaldı artık sağ şerit sol şerit yok gidilecek yere ne olursa olsun ilk biz varmalıyız. Bu sebeplerden ötürü de hiç olmayacak yerler de kaza yapıyor ya da trafiği kilitlemeyi başarıyoruz.  İstanbullular olarak trafikte birbirimize karşı bu kadar anlayışsızken Malatya’da ise bambaşka bir durum söz konusu. Mersedes Kadir’in sopadan arabası neredeyse tüm gün seyir halinde. Bırakın ona saldırmayı şehir onla bütünleşmiş, ona ve sopadan Mersedesine sahip çıkıyor ve yardımcı oluyor. İşte Mersedes Kadir ve onu bağrına basan Malatya halkının hikayesi…

Mersedes Kadir

Mersedes Kadir akli dengesi yerinde olmayan ve bütün gün Mercedes armalı sopayla şehri dolaştığından bu lakabı almış değerli bir yurttaşımız. Malatya’da yaşayan bu ağabeyimiz belki de çoğumuzun hayali olan o yıldızlı arabayı armanın asılı olduğu bir sopayla beyninde etiketleyerek gün boyu trafikte mutlu mesut gezen ve hatta çoğu zaman hepimizden daha dikkatli bir vatandaşımız.

Malatya halkı Kadir’in Mercedes hayalini sahiplenmiş durumda. Kim bilir belki de çok istediği o arabaya kavuşamamak onda böyle etki yarattı bilinmez ancak Kadir’i bu durumdan dolayı kimse dışlamıyor bu şehirde, aksine herkes saygı gösteriyor. Trafikte tüm gün seyir halinde Kadir Mersedesini kah park ediyor, kah kırmızı ışıkta diğer araçlarla beraber yeşilin yanmasını bekliyor. Şehir o kadar alışmış ki Kadir’in Mersedesine yol verenden tutun, park yeri gösterene değin herkes Kadir’e elinden geldiğince yardımcı oluyor. Hatta arada Mersedesi arızalanmasın diye servise götürüyor Kadir. Arızaları anlatıyor. Ustalar özenle dinleyip sopaya teyp takıyor, aynasını ve armasını yeniliyor.

Trafik’te tüm kurallar Kadir içinde geçerli öyle ya sopadan da olsa koskoca Mersedes sahibi. Trafik polisleri yanlış yere park ettiğinde ya da hızlı gittiğinde durdurup Kadir’e ceza yazıyorlar. Arada aracın muayenesi gelmiş deyip muayeneye gönderdikleri de oluyor, bakım yapması gerektiğini söyledikleri de. Neredeyse tüm şehir Kadir’in hayaline ortak olmuş durum da. Anlayacağınız kimse Kadir’e gülmüyor, rencide etmiyor.  Tam tersine ciddiye alarak trafik kurallarına uyması gerektiğini hatırlatıp bir anlamda hayale ortak oluyorlar.

Kadir’in sopadan Mersedesinin hikayeleri ise duyanların tebessümüne sebep oluyor. Bir gün Mersedes Kadir, arabası (sopası) arızalandı diye sanayiye gidiyor. Ustaya arızayı uzun uzun anlattıktan sonra ne zaman yapılacağını soruyor. Usta durum kötü 3 günden aşağı çıkmaz diyor. Kadir’e 3 gün sonra geleceğini söyleyip oradan ayrılıyor. 3.gün gelen Mersedes Kadir aracı alıp alamayacağını sorduğunda, usta elimde iş var senin işin ağır bugün git yarın gel diyerek Kadir’i yolluyor. Ertesi gün gelen Kadir bu şekilde 2 hafta boyunca sanayiye gidip geliyor. En son aracın işinin bitip bitmediğini soran Kadir, ustanın aynı cevabı karşısında sinirlenerek yahu yeter artık ne zaman yapılacak 2 haftadır eve yürüyerek gidip geliyorumJ

Ne diyelim umarım Malatya halkının Mersedes Kadir’i hoş görmesi gibi biz de İstanbul trafiğinde birbirimizi hoş görür ve daha anlayışlı oluruz.