Göze Çarpanlar

Hüzün Coğrafyasından Notlar

By  | 

Allah bana kısa sürede Osmanlı coğrafyasını görmeyi nasip etti. 20 milyon kilometrekarelik Osmanlı coğrafyası 800 Bin kilometrekarelik Türkiye’ye sıkışırken aslında bunun sadece bir harita hilesi olduğunu Türkiye’nin Türkiye’den çok daha büyük olduğunu gördüm.

Şunu fark ettim ki, bizim ülke sandığımız başka yer, başka ülke, yurtdışı sandığımız yerler, bir Kayseri, bir Karaman, bir Bursa’dan farksız.

Eserlerimiz, insanlarımız, kültürümüz hala dipdiri yaşıyor…

Bu yazıda bende hüzün coğrafyasından derin izler bırakan Osmanlı yadigarı yerleri yazmak istedim sizler için…

Şarena Dzamija ( Alaca Camii) Kalkandelen/Makedonya

Alaca Cami, İstanbul’un fethinden 15 yıl önce 1438 yılında Kalkandelenli iki kız kardeş Hurşide ve Mensure tarafından yaptırılmıştır. Balkanlardaki en güzel camilerden biridir. Bir ibadethaneye kadın eli değerse nasıl olurun cevabi bir camidir. Muhteşem bir iç avlusu vardır, abdesthanesinde asılı havlular ile sizi kendi evinizde hissettirir huzur doludur. “Muhakkak görülecekler” listesine eklenmelidir.
Poçitel Türk Köyü / Bosna Hersek

Poçitel Bosna Hersek’te görenleri büyüleyen bir Osmanlı köyü hemen yakınında Hırvat köyleri Poçitel’in popülerliğinden rahatsız bundan bir kaç yıl önce Hırvatlar Poçitel’in önünden geçen anayolu köprü ile değiştirmek istemişler ama başaramamışlar. Tam bir sınır köyü, tamamı taştan yapılmış, içindeki saatin demirlerini savaşta Hırvatlar eritip kullanmışlar, Osmanlı Poçitel ile gücünü bir kez daha Avrupa’ya göstermek istemiş.

Travnik Kalesi’nde camisiz bir minare/ Bosna Hersek

Travnik, Osmanlı’ya devlet adamı yetiştiren bir şehir. Saraybosna’ya yaklaşık 100 km mesafede…
Bozulmamış Osmanlı şehirlerinden biri. Hala faaliyette olan bir medresesi var. 3 vezirin mezarı şehrin merkezinde yer alıyor. Bosna savaşında bölgeye gelip savaşan Türk şehidimiz Selami Yurdan bir camii avlusunda diğer Boşnak şehitlerle birlikte yer alıyor. Travnik kalesi şehre hakim bir kale, Osmanlı tarafından onarılıyor, içine cami yapılıyor. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu şehri aldığında camiyi yıkıyor minareyi gözleme kulesi olarak bırakıyor. İşte o minare zamana direnmiş, bir vesile kalmış “ben hala buradayım dimdik ayaktayım” diyor.
Alim Kırcaali Mezarında Huzursuz / Bulgaristan

Bulgaristan Kırcaali’de çoğunluk Türk soydaşlarımız yaşıyor. Belediye başkanı dahi Türk.

Şehre gittiğimde ilk merak ettiğim yerlerden birisi onun türbesiydi. İkinci gün merakla gittim, heybetli, tarihi bir türbe bekliyorum doğal olarak ki Kırcaali şehre ismini veren, şehri kuran, Karatay Medreselerinde ders almış Alim bir komutan ve devlet adamı. Fakat ne göreyim, mezar taşı kırılmış, etrafı pislik içinde.  Bizim Anadolu klasik mermer çevrili sıradan bir mezar. Yaşadığım hayal kırıklığını anlatamam. İlk orijinal türbe Bulgar çeteleri tarafından yıkılmış, mezarı şimdi bulunduğu cami avlusuna taşımışlar. Caminin imamı ile görüştüğümde bana “Türkiye’nin yapmasını bekliyoruz” açıklamasında bulundu. Burada her şey Türkiye’den bekleniyor. İçim el vermedi, bir çiçekçiden çiçek aldım ve mezarın üstüne ilk çiçeği diktim. Cemaate (cemaat dedimse 3 ihtiyar amca) “bari sulayın” vasiyetinde bulundum. Hala canlıdır kurumamıştır inşallah.
Yaşayan Bir Osmanlı Şehri Prizren/Kosova

Kurban bayramını Prizren’de geçirmek nasip oldu. Sabah namazını üzerindeki taşköprüler gerdanlık gibi olan şırıl şırıl akan Bistriça Nehri’nin hemen yanı başındaki şehrin en büyük camii Sinan Paşa Camii’nde kıldım. Cami çıkışı tam bir kardeşlik ortamı vardı. Türkiye’den gelen onlarca yardım derneği dışarıda lokum dağıtıyor, balon dağıtıyor, şeker dağıtıyordu. Yerli halk neredeyse tamamı Türkçe biliyordu. Hutbe Türkçe okundu sanki İstanbul’dayım. Şadırvanın bulunduğu meydandaki çeşme başında Türküler söyledik, Hatay Milletvekilimiz Mehmet Sılay o güzel sesiyle başladı;

Gurbeti Mesken Mi Tuttun 

Gittin Beni De Unuttun

Belki Başka Yar Da Buldun

Bir Selam Gönder Bari

Bayramdan Bayrama