Kültür-Sanat

Hiç’ce

By  | 

Yorgun, bezgin, ümitsiz…
Gün tan gurubunda.
Sine; içinde tuttuğunu dışarı çıkarmak için türlü duyguların karmaşa meydanı. vakit dar.
İlk ışıklar, doğduğun  toprağını zorlarken; batışın, ruhuna tazyik ediyor. Bu dipsiz kaygıda debelenen rüya ehli gibisin. Anlam veremediğin bir acıyı yaşıyorsun. avuçlarınla beşiğini kavrıyor kalkmak ilk sesinle ilk adımınla uçmak istiyorsun.
Böyle isen artık yakın!
Her uyanış, etkileştiği yapıda sonsuz sayıda  dönüşüm sağlıyor.
Üzülme; zamanı uykuda geçiren!
En geç, ölürken  uyanacaksın.

Nasıl mı?

Seni saran kaygı, ümit vs. Yok olacak, geçmiş ve geleceğin kaybolduğu bir an ve o “anda” seyran var.
Aç ufuk kanatlarını burası aradığın âlem. Umduğun değil aradığın yer. Burası zamanın durduğu, sidret-ul munteha. Burası zulkarneynin iki dünyasına açılan kapı. Burası miracın binek taşı. Burası yiğidin son akınına doyumca razilik meydanı.
Burası fenafillâh… Dingin yalnızlığa hoş geldin?
Bu ne mi?
Salt saf enerji. İçinde senin aradığını barındıran var olmanın özü.
Belkide Cern’de aranan tanrı parçacığı…
Yâda ulaştıkça kaçan,
Sevgili…
Avuç avuç bugün; şimdi.
Sen artık boz yeleli bir kurtsun
Sen artık sefer emrini parçalanmış hilalin
Üç parçasından almış bir yol ehlisin.
Kutlu olsun.
 

Bir Olmak

Modern kölelik sınıfsal seçkinliğini egosunu kanalize ettiği alanda geliştirir.
Bu kimi zaman askeri güç, bazen para, genelde eğitim. Kolonizasyon yöntemiyle oluşturduğu etki sınıflarıyla farkı oluşturup kendisini korumaya alır.
Çok tanrılı yönetimlerin yönelimi bu yönde olmuştur. Birlikten ayrılığa gidişi şekillendiren kara akıl bu kadim yöntemi uygulamış. Sınıfsal ayrımlar: medeni anlayışın benmerkezci, maddeci, diyalektiğinin; paganist Roma’nın, günümüze taşınan süslü izdüşümüdür.
Ferdi gözlemim cehaletin, izolasyonla giderilmeye çalışılmasının baskıcı bakışındaki, sorunların çokluğunadır. Bu yöntem: sosyolojik yarılmalardan ekonomik çöküntülere kadar uzanan ;
manevi bir buhrana sebep olmaktadır.

Çözüm ayrışmak değil birleşmektir.
Birliğin yolu bilginin, doğru bilginin yayılmasından geçer. Deste bağ olur gayret sağ olur. Mülkünde sınandığımız alemin küllü sahibi seyranın şenliği içinde ümitsiz komaya. Ne elemler bitiyor, ne neşe sonsuz.
Taşıyacak kadar ve fazlası demet demet hayatı taçlandırıyor.