Göze Çarpanlar

Göklerden Gelen Ses!

By  | 

2016 yılının Mart ayında NASA üssünde oldukça hareketli ve hararetli anlar yaşanıyordu. Rutin gözlem ve keşif çalışmalarının yürütüldüğü projede esrarengiz bir olay gerçekleşmiş ve bu olayın yol açabileceği etkinin önüne geçmek için üst düzey makamlar harekete geçirilerek konunun üstü kapatılmıştı. Olaya şahit olan görevlilere de konuyu basına sızdırmamaları için yüklü tazminatlar ve hukuki yaptırımlar içeren bir takım sözleşmeler imzalatmışlardı. NASA’ya göre olay tamamen düzmece ve daha önce şizofreni tedavisi gören Mısır asıllı Profesör Mahmud Malik Hüseyin’in yanlış anlaması ve olayı bilimsellikten uzak bir şekilde değerlendirmesiydi.

Ne olursa olsun başlangıçta bu esrarengiz olay uzunca bir süre ABD’nin ve NASA’nın gayretleri sonucu basına yansımamıştı. Ta ki 2016 yılının sonlarına doğru Rus hackerlar NASA sistemine girene kadar. Ruslar, Kepler teleskopunun elde ettiği bazı stratejik öneme sahip görüntü ve analizleri ele geçirmek amacıyla düzenledikleri siber saldırıda veri tabanında bulunan dosyalara ulaşmaya çalışırken normalden daha fazla koruma tedbirleri alınmış, birden fazla güvenlik duvarıyla örülmüş bir dosyaya rastlamışlardı. Aynı veri tabanında daha stratejik bilgiler rutin şifreleme ve kriptolama prosedürleriyle korunurken diğerlerinden daha yoğun güvenlik tedbirleriyle korunan bu dosya hackerların ilgisini çekmişti. Olağan prosedüre aykırı olan bu durum neticesinde konu bilimsel araştırma sınırlarını aşmış Rus hükümeti tarafından gizli bir operasyona evrilmişti.

KGB’nin gayri resmi kuruluşlarından Bilimsel İstihbarat Birimi başkanı İvanov Dimitriyev ve Kızıl Ordu zamanından silah arkadaşı olan Binbaşı Andrea Yarmelankov işbirliğinde bir siber tim kurulmuştu.

Operasyona başlanmış ve üçüncü gününde siber tim dosyayı deşifre etmeyi başarmıştı. Dosyanın çözümlenmesiyle birlikte dinlenen kayıtlar Bilimsel İstihbarat Birimi’nde şok etkisi yaratmıştı. Dünya dışından garip sesleri ihtiva eden dosyayı basınla paylaşmak yerine incelemek üzere laboratuara soktular. Sonuç ise şaşırtıcıydı.

NASA tarafından, uzayda ses dalgalarının rezonansıyla ilgili bir deney yürütülüyordu. Hava akımının ve yer çekiminin olmadığı uzayda ses dalgalarının iletimini ve bu dalgaların oluşturduğu rezonansın ölçümlenmesini amaçlayan deneyde NASA uyduları bir frekans yakalamıştı. Önce bunu kendi gönderdikleri ses dalgasının yarattığı bir titreşim sandılar fakat NASA’nın yaydığı dalga boyutundan çok farklıydı. Sonra diğer ülkelerin uydularının ya da mekiklerinin kendi üslerine gönderdikleri bir çağrı olabileceğini düşünerek hangi ülke istasyonuna ait olduğunu bulmaya çalıştılar. Ama işin garipliği burada başlıyordu. O tarihlerde hiçbir ülkenin mekiği uzayda bulunmuyordu. Ayrıca mekik bulunsa dahi yakaladıkları dalga hiçbir istasyona ya da ülke frekansına yönelik değildi. Üstelik sürekli ve aynı rezonansta devam eden bu dalganın meydana getirdiği ses Prof. Mahmud Malik Hüseyin’e göre Arapça bir kelimeydi.

“EL-DA”

Arapça kelimeye benzeyen bu ses o sıra da orada bulunduğunu iddia eden Mısır asıllı Amerikalı Profesör Mahmud Malik Hüseyin, uzaydan bu sesin geldiğini ama sesi tam olarak duyamadığını çünkü o sırada bu sesle beraber mutluluktan bağırdığını ve kendisinin oradan uzaklaştırıldığını söylüyor. Rus hackerlerin yalanlamadığı profesöre göre uzayda hayat var ve uzaylılar Arapça konuşuyor ve Müslümanlar. Kendisinin olay sonrası ölüm tehditleri aldığını belirten Prof. Mahmud Malik Hüseyin,

yaşanan hadisenin örtbas edilmeye çalışıldığını fakat bu olayın er ya da geç açığa çıkacağını ve kendisinin haklı olduğunu kanıtlayacağını, bunu saklamanın ise insanlık suçu olduğunu belirtiyor.

 

Mısır asıllı bilim adamı, NASA’nın bu olayın üstünü örtmek istemesi sonucu çok direndiğini, onlara bu yaptıklarının her şeyden önce bilime ihanet olacağını belirttiğini ancak ne yazık ki NASA tarafından dikkate alınmadığını söylüyor. Profesör yaşanan olaydan sonra NASA’daki görevinden ayrılarak Mısır’a dönmüş ve Mısır Uzay Teknolojileri Üniversitesi’nde Uzaylıların İzini Araştırma Kürsüsünü kurmuş. Prof. Dr. Mahmud Malik Hüseyin, Rusya’nın siber saldırı sonucu elde ettiği belgelerin basına sızmasıyla birlikte Mısır’ın itibarlı gazetesi El-Muhaberatül Tefrikatül Arabiya’ya yaptığı açıklamada olayı şu şekilde anlatıyor.

Her zamanki gibi rutin çalışmalardan birini yürüttüğümüz sırada kaynağını belirleyemediğimiz bir ses dalgası yakaladık. Frekansı çözdüğümüzde bu sesin Arapça olduğunu fark ettim. Sesten emin olduğumda sevinçten bağırmışım. Daha sonra bunu yöneticilerle paylaştığımda önce inkar ettiler fakat daha sonra kabul etmek zorunda kaldılar. Lakin bu seferde konuyu basından gizlemeye çalıştılar. Ama bütün dünya bilsin ki bu ilk değildi. Daha öncede kutup ışıklarındaki yansımada Arapça harflere benzeyen şekiller görmüştük fakat onu da sakladılar ve basına açıklama yaparsan 10 bin Dolar tazminat ödersin dedikleri için bu konuyu kimseyle paylaşamadım. Bu mesele artık gizli saklı değildir ve tüm insanlığa özellikle de Müslümanlara mal olmuştur.

Yine aynı açıklamasında Türkiye’ye de seslenen Prof. Dr. Hüseyin Malik:

Prof. Hüseyin Malik “Buradan Türkiye’de bulunan Uzay Araştırmaları Dairesi’ne çağrıda bulunuyorum. Mısır’daki kaynaklar ve siyasi otorite bu araştırmaları yapmaktan aciz durumdadır. Gerekli maddi destek sağlanırsa bu ve buna benzer daha nice olayı belgeleyip tüm dünyayla paylaşabilirim.” diyerek iddiasının arkasından olduğunu ve bu sebepten çeşitli tehditler almaya devam ettiğini beyan ediyor.

Türkiye’den konuyla ilgili uzmanların böyle bir şey söz konusu değil diyerek NASA’yı destekler nitelikte açıklamalar yamasını da eleştiren bilim adamı Türkiye’den bir tek GOTÜ’ nün (Giresun Ordu Teknik Üniversitesi) konuya dikkatle yanaştığını ancak yanlış değerlendirmede bulunduğunu ifade etti.

GOTÜ:  “İnceliyoruz!”

Konuyla ilgili incelemeler yapan Giresun Ordu Teknik Üniversitesi (GOTÜ) Laz Kültürü Enstitüsü Ana Bilim Dalı Başkanı Temel Dursunoğlu uzaydan gelen ses doğruysa bunun Arapça değil, Lazca olduğunu söyleyerek ‘El-Da’ kelimesi hepinizin bildiği üzere Lazcadır. Kelime özellikle Trabzon’un Of kazasında bu şekilde telaffuz edilmektedir. Zaten biz de daha önceden yaptığımız araştırmalar neticesinde uzaylıların Karadeniz halkıyla bir bağı olduğunu keşfetmiştik bunu en yakın şahidi Avni Aker Stadının yeniden açılışında havadaki aydınlanmadır diyerek konuya farklı bir yaklaşımda bulundu.