Gündem

Büyük Resim

By  | 

BÜYÜK RESİM

Piramit’in içindeki göz, üçgenin içindeki kulak, gözün içindeki böbrek ve saymakla bitmeyen gizli semboller ve şifreler. Her biri o kadar gizli ve derin yapılanmaların amblemleri ki ancak büyük resme üç dakika şaşı bakıp daha sonra yandaki prizmaya bakınca görebilirsiniz. Neden mi? Nedeni gayet açık ve net. Bu sembollerin sahipleri bilinmek ve deşifre olmak istemiyorlar onun için de sembollerini tabelalarına ve şirket logolarına koyuyor ve hatta rozet yapıp yakalarına takıyorlar.

Yoksa sizin bu yapılanmalardan haberiniz yok mu? Gerçi nasıl olsun ki? Adamlar çok gizli çok. Mesela dünyayı yöneten yedi büyük aile var. Bu aileler sağlıktan spora, medyadan ekonomiye kadar her alanda faaliyet gösteriyor ve gizli bir emel için çalışıyorlar. Siz televizyonlarda ahkam kesen teorisyenlere aldırmayın. Bu yedi ailenin oğlundan kızına, gelininden torununa kadar isim isim sayıp kim nerede ne iş yapar, ne yer, ne içer anlatıyorlar ama bahsi geçen aileler bile kendilerinin farkında değiller. Anlayacağınız o kadar gizli ve esrarengizler.

Bu ülkenin en büyük sorunlarından biri de sahip olduğumuz düşünce yapısı ve entrikalarla dolu fikir dünyamız. Hemen her şeye karşı ürettiğimiz bir komplo teorisi var. Herkesin bize karşı olduğu ve  herkesin gizli bir amaç için çalıştığına dair kuvvetli bir inanca sahibiz. Psikolojide ve sosyolojide bu nasıl açıklanır bilmiyorum lakin mutlaka bir izahatı olduğuna inanıyorum. Bence başarısızlıklarımıza ve içinde bulunmaktan memnun olmadığımız durumlara karşı geliştirdiğimiz bir savunma mekanizması bu. “Biz araba yaparız ama bırakmıyorlar.” “En köpüklü deterjanı biz icat ederiz ama o şirket yok mu o şirket!” Daha vahimi de ülkeleri yönetenlerin bu aileler yada onların bize seçtirdikleri siyasetçiler oldukları iddiası. Düşünsenize verdiğiniz oy, siyasetçinin icraatları, ülkenin sosyoekonomik şartları hepsi palavra. Akademisyenler, iş adamları herkes birilerinin adamı herkes bir gruba bağlı. E madem öyle, sen kimin adamısın? Rokafeller’in amca oğlu musun yoksa Rotşilt’in kayınçosu musun?

Devamı New İstanbul Şubat Mart Sayısında..