Eğitim-Sağlık

BİR TUTAM ÇÖREK OTU BİRAZDA KİŞNİŞ

By  | 

Son 5 yıldır televizyon ve radyolarda mantar gibi çoğalan tele satış programları malumunuz. Hani şu ölümden başka her derde çare bulduklarını iddia edenlerin boy gösterdiği programlardan bahsediyorum. Böbrek yetmezliğin mi var hemen ara! Kalp hastası mısın? Midende ülser mi var? Ayağında mantar, safra kesende taş mı var? Artık dert değil!

Çaptan düşmüş ünlülerin bir araya toplanarak bir dönem kendilerine gösterilen teveccühü vatandaşı ikna etmek için kullandıkları bu programlar tabiri caizse evlere şenlik.  Eskinin ünlülerinden birkaç isim, iyileştiğini iddia eden bir demet amca-teyze ve dertlerine derman arayan garip gureba insanlar. Ve tabi, işin olmazsa olmazı hayırsever doktor yada mucit kişi. Bu kişinin amacı asla para kazanmak değildir. Emperyalist güçlerin binlerce liraya sattığı ilaçlara ulaşamayan vatandaşlar için ve hatta bilim dünyasının derman bulamadığı hastalıklar için kafa patlatmış, yıllarca emek vererek tamamıyla bitkisel bir ilaç geliştirmiştir. Maksadı para kazanmak değil, Allah rızası için bu ilacı ihtiyacı olan herkese ulaştırmaktır. Amaç para kazanmak değildir söylemiş miydik? Söylemiştik ama bir kere daha vurgulayalım ziyanı yok. Sonuçta Allah rızası için yapıyoruz.

Bu tip yayınların yapıldığı belki yüzlerce radyo ve televizyon kanalı var. Bazı radyolar, frekans karıştırıcı ya da bastırıcı cihazlar yardımıyla kaçak yayın yaparken pek çoğu yayın akışının arasında bu reklamları yayınlıyorlar. Televizyonlarda ise durum çok daha aleni cereyan ediyor. Devletten lisans hakkı alınıp kanal açılıyor ve yedi gün yirmi dört saat bu reklamlar yayınlanıyor. Sattığı sözüm ona ilaç veya bitkisel takviyenin içeriği nedir, yan etkisi var mıdır, gerçekliği nedir Allah biliyor. Zaman zaman haberlerde duyuyoruz zayıflama ilaçlarından dolayı hayatını kaybedenlerin hikayesini. Kim bilir kaç kurban daha var bilmediğimiz. Gizlice bu ilaçları kullanan ve “turp gibiydi bir anda gitti” diye ölümüne şaşırılan kaç kişinin sebebi oldu bu ilaçlar bilmiyoruz. Hadi biz bilmiyoruz ama ne yazık ki bilmesi gereken resmi makamlar da bilmiyor. Bu tip vakalardan sonra bakanlıklardan çeşitli açıklamalar geliyor ve benzeri ürün satışı yapanların çok sıkı denetime tabi tutulacağını söylüyorlar fakat uygulama açısından sıkıntı hala devam ediyor. “Satan satıyor da inanan da inanıyor. İnanmasın arkadaş!” diyebilirsiniz fakat kazın ayağı öyle değil. Hedef kitle genelde yaşlı ve yaşlılığın getirmiş olduğu kronik sorunlardan mustarip kitle olunca kandırması kolay oluyor. Hele bir de programa davet edilen hacı hoca müsveddelerinin hadislerden ve ayetlerden örnekler sunarak satılan herzeyi allayıp pullamaları insanların kandırılmasında en büyük rolü oynuyor.

Birde yurdum vatandaşının en temel sorunu olan cinsellikle ilgili ürünler var. Envaı çeşit istek arttırıcılar, tek atıp çift saydıranlar, maraton koşturanlar…

Canınız sıkıldığında arayın bir tanesini gününüz şenlensin. Çağrı merkezinde çalışanların vaatlerini duyduğunuzda acaba alsam mı dedirtiyor. “Bir kutu kullanın işe yaramazsa ben buradayım beyefendi” diyen müşteri temsilcisi hanımefendi insanı ikinci kez düşünmeye itiyor. Romatizma kreminin aynı zamanda ayak mantarına da iyi geldiğini iddia eden arkadaşın açıklaması ise tıbbi makale olacak cinstendi. Bir halta yaramayacağını belki alan da biliyor fakat ya doğruysa ya işe yararsa ihtimali insanları bu ürünleri kullanmaya teşvik ediyor. Alan razı satan razı gibi bir manzara oluşsa da buradaki asıl tehlike maddi kayıptan ziyade sağlık açısından ortaya çıkabilecek tehlikeler noktasında karşımıza çıkıyor. Her türlü denetimden ve kontrolden uzak şekilde kim tarafından nerede ve nasıl üretildiği belli olmayan bu ürünler hemen herkesin bir telefon kadar uzağında. Böbreklerine sür taşın düşsün, ayağına sür mantarın iyileşsin. Bir kaşık ye tansiyonun düşsün, tansiyonunda sorun yoksa kabızlığın geçsin. Görüyorsunuz ya hemen hemen her derde deva adeta akıllı ilaç. Hastalığın neyse ona göre etki gösteriyor. Biz vatandaş olarak bu reklamları görüyoruz fakat asıl görmesi gerekenler görmüyorlar. Kim yakalandı, kim ceza aldı, kimin kanalı kapatıldı hiç duydunuz mu? Ya da bu cezaları aldılarsa nasıl hala aynı kişiler aynı işe devam edebiliyorlar? Bu kadar cüzi midir bunun cezası? Ne yazık ki ne Sağlık Bakanlığı ne de Tarım Bakanlığı bu meseleye yeteri kadar eğilmiyor. Oysa kanal sahibi belli, ilacı bulup satan belli, satıldığı adres ve telefon belli. Alenen halk sağlığını tehdit eden bir durum var fakat buna karşı uygulanan bir yaptırım yok. Bunun en bariz örneği yakın zamanda hayatını kaybeden bir doktor eskisiydi. Bu vatandaş tıp doktoruydu yalnız kazandığı para kendisini kesmemiş olacak ki mucizevi buluşunu tıp literatürüne kazandırmak yerine kendi kanalında kendisi satmayı tercih etmişti. Artan şikayetler ve mağduriyetler sonucunda şahsın diploması elinden alındı ama doktor unvanıyla satış yapmaya devam etti. Bir kanalı kapatıldı diğerini açtı. Ve nitekim kendisi de böbrek yetmezliğinden hayatını kaybetti. Oysa ki kargo dahil 29 liraya böbrek yetmezliğini şıp diye iyi eden ilaç satıyordu. Allah taksiratını affetsin diyelim ama ya ilacı alacak 29 lirası yoktu ya da ilaç bir işe yaramıyordu. Emin olun bu ürünlere rağbet sandığınızdan çok daha fazla ve inanın ortada dönen rakamlar akla hayale gelmeyecek kadar büyük meblağlar. Pazarın büyüklüğü de göz önüne alındığında durumun vahameti daha iyi anlaşılıyor. Siz bu yazıyı okuyana kadar bile yüzlerce kutu daha ilaç satıldı, satılmaya da devam edecek. Umarız ilgili makamlar bu gidişin önüne geçer ve ilerde yaşanabilecek mağduriyetleri önler.

Acele edin sevgili okuyucular kampanyanın son beş dakikası ve yalnızca on kutu kaldı. Çağrı bırakın sizi arayalım. Allaha emanet olun, Allah razı olsun, Allaha şükür, Allah şifa versin. Şimdi hocamızdan bir ilahi alalım sonra da Civelek Hamide bize son şarkısını söyleyecek.