Yaşam

AŞK , TEK BAŞINA KALDIĞINDA HİKAYE OLUR…

By  | 

AŞK , TEK BAŞINA KALDIĞINDA HİKAYE OLUR…

Sandalyemde yarı rahatsız oturup sıfatlarda insan ararken, gece kuşu ruhum güneşin vücut bulmuş haline kamaştı. Bal köpüğü gözlerde yıldız aramak yersizdi ve ben meteor yağmurunda parlayan gezegendim şimdi.

Hiç kirlenmiş bir aşk görmemiştim ve tüm aşk masallarını mutlu sona bağlamak hayal dünyamın prensibiydi. Aklımdan geçen tüm tutkulu saplantılarımı yılmadan döktüm kağıtlara fakslara. Hesaplamadan, planlamadan yalanları, gerçeklik kara deliğine çekildiğimi fark etmedim.G gerçek ne kötü şeymiş..

Elimi tutma ihtimalini bırak, gözüme anlamsız bakış atsa çiğ ruhum köleliğe fermente olacak. Oysa onun kalbi alfabenin sondan ikinci harfinde vukuat halinde cezasını beklemekteymiş. Dopdolu dünyasına girebilmek için o’nun kalbindeki fay hattının kırılıp, yüzeyine vereceği hasarlı  çatlağı beklemek bana göre bir yöntem olamazdı. Çünkü bendeki aşk politik değildi. Her devletten bağımsız, kendi başına keşfedilmemiş bir tropik adaydı, ne meyvesini ne de hayvanını isimlendiremeyeceğin.

Bir sandalyenin bakış yönü ancak bu kadar güzel bir manzaraya çevrilebilirdi. Zaman dar, bende vakit algısı kayıp, kayıp gidiyordu elimden bir arada mecburi oluşlarımız.

Gözlerine bakarak, cümlesiz anlatabileceğim her şeyi yaşama şansını yakaladığımda, acıdan sarhoş olup kaçtım yüzleşmekten. Ben çok sarhoş olduğumda susarım ve susmak duyacağım her hayır cevabı için bir kalkandı bana. İnandığım değil hiç inanmadığım, kendi başıma yaşadığım aşk hikayemde en kötü cümleleri sona sakladım. Hikayemi güzel anlatıp boşluklarda kirlilik yaratmamak için.